Admin on Nisan 7th, 2012

Bu iki kurum bulundukları mecra itibari ile bir birinden farklı, fakat bu iki kurumu ve bizleri buluşturan ortak bir nokta vardı. O da Zaman Gazetesi’nin geçen hafta (31 Mart Cumartesi) gerçekleştirmiş olduğu “Medyada Bilişim Teknolojileri” eğitim semineriydi.

Seminer programı, belki alanında ilkti bilemiyorum ama oradaki katılımcılar ve yapan kurum açısından birçok ilki barındırıyordu. Programın konuşmacıları oldukça iyi ve içeriği oldukça doluydu. Programın ev sahipliğini Zaman Gazetesi yaparda açılış konuşmasını Sayın Ekrem Dumanlı yapmaz mı? Tabi ki yapar. Sayın Ekrem Dumanlı başında bulunduğu kurumu en iyi temsil eden ve ekibi ile başarıdan başarıya koşan bir yönetici-lider.

Yapmış olduğu konuşmada da ekibi ile gerçekleştirmiş olduğu çalışmalardan, Zaman Gazetesi olarak başarının anahtarlarından bahsetti, gelecekte yazılı ve görsel basının değişim ve dönüşümü hakkında öngörüde bulundu. Kısacası Dumanlı, “Kaliteli, Güvenilir, Doğru, Tarafsız, Hızlı ve Temiz” yapan kurum-kuruluşların ayakta kalacağını, sadece şekil yönünden bir değişim ve dönüşümün olacağını ifade etti…

Gelelim ikinci konuşmacı ve onur konuğuna. Süreyya Ciliv dediğim zaman her halde tanımayan yoktur. Ukalalık etmiş olmayayım yinede, Sayın Süreyya Ciliv, Türkiye’nin ilk GSM, 2G ve 3G operatörü olan Turkcell’in Genel Müdürü. Yani Turkcell’i başarıdan başarıya, yenilikten yeniliğe koşturan adam. Süreyya Ciliv’de tıpkı Ekrem Dumanlı gibi kurumunu da en iyi temsil eden kişi.

Sayın Ciliv’i ikinci defa dinleme fırsatı bulduğum için bunu rahatlıkla söyleyebilirim, bu topraklardan çıkmış dünyanın tozunu yutmuş ve kendini en iyi şekilde yetiştirmiş yöneticilerimizden biri.

Gelelim asıl meseleye yani benim bu özel ve güzel buluşmadan kendimce çıkarmış olduğum sonuçlardan birine. Birine diyorum çünkü her konuşmacının paylaşımlarından farklı çıkarımlar elde etme imkânımız oldu. Read the rest of this entry »

Tags: , , , , ,

Düşün Taşın Derneği 71. Kitap Okuma Günleri’ni 18 Mart Çanakkale Zaferine özgü bir program ile takipçilerinin karşısına çıkıyor. Bu günün gençleri olarak atalarının bıraktığı emanetleri geleceğe taşımak için var güçleri ile çalışıyorlar.  Bu özel zaman diliminde siz kitabın gönüllü mahkumlarını bekliyorlar.

Gelin geçmişimizi analım, geleceğimize okuyarak-paylaşarak yatırım yapalım. Sizlere Mehmet Akip Ersoy’un dizeleri ile sesleniyorlar…

“Dur yolcu, bilmeden gelip bastığın,

Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.

Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın,

Bir vatan kalbinin attığı yerdir!”

Düşün Taşın Derneği,  71.sini düzenleyeceği Kitap Okuma Günleri Etkinliğinde bu hafta bir saygı programı gerçekleştirecek. Bugüne kadar olan Kitap Okuma Günleri’nin en farklısına tanık olmak, 18 Mart’ta Çanakkale Şehitlerimizi ve Tarihimizi Okumak için davetlisiniz.

“Şu boğaz harbi nedir? Var mı ki Dünya’da eşi,

En kesif orduların yükleniyor dördü beşi.

Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya,

Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.”

Zeytinburnu’nda eşsiz bir mekân: Nağmedar, Nam-ı değer Neyhane. Merkez Efendi Camii’nin yanında selamlar bizi. Dışarıdan bakana, anlatır halini duvarları. Bahçesinde ebedî istirahatinde olan zâtların olduğu mekânın mimarisinin arz-ı endamı Osmanlı’yı modern zamanın ortasına taşır.

Kütüphane olarak kullanılan mekân, Kitap Okuma Günleri 18 Mart Programı için en anlamlı yerlerden biri. Abdülbaki Paşa Kütüphanesi diye bilinen mekânda, Düşün Taşın Derneği unutamayacağınız bir programla sizleri bekliyor olacak.

“Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir. Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.”

M. Kemal ATATÜRK

18 Mart 1915 tarihine geri dönmek, o anlara şahit olmak, zaferi kazandıran manevi havayı tatmak için 18 Mart 2012’de yeniden o ruha bürünüp zafere giden yolda ilerlemek için sizi bekliyoruz.

Tarih : 18 Mart 2012 Pazar

Zaman : 12:00-14:00

Mekan : NAĞMEDÂR -Abdülbaki Paşa Kütüphanesi (http://www.nagmedar.com/ )

Adres: Semiha Şakir Caddesi Zeytinburnu Meydanı Zeytinburnu / İSTANBUL

İletişim: 0212 501 49 87 & 0535 264 94 03

 

Tags: , ,

Admin on Aralık 22nd, 2011

“Usta” ya da “Araştırmacı” gazeteci, Uğur Dündar’a en çok atfedilen iki unvan. Böyle kallavi iki unvanına sahip Uğur Dündar İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesine söyleşi için geldi. Geldi ama ne geliş. Aslında onun gelişinde problem yok. Onu karşılayanlar da problem var.

Uğur Dündar’ın geleceğini duyan Fakülte öğrencilerimizin çoğu salona doluşmuştu. Doluşmuştu diyorum dört yıldır İletişim Fakültesi öğrencisiyim ve o salonda birçok konuğu dinleme fırsatım oldu ama böyle kalabalık, böyle doluşma, böyle balık istifi durum ile karşılaşmadım.

Bu arada doluşan kalabalığında %60 bayan öğrencilerimizden oluşuyordu garip bir şekilde. Normalde onları hep fakülte bahçemizde görürdümJ. Neyse bizde o balık istifi duruma dâhil olmamak için kürsünün hemen dibindeki basamaklarda yerimizi aldık.

Uğurcuğum ile göz gözeyiz anlayacağınız. Eğer adama garezim olsa iki yumurta atıp İtalyan takımını mahvedecek kadar yakınım:).

Durum izahından sonra duayen-usta-araştırmacı gazetecimiz Uğur Dündar salona girdi. Girdi ama ne giriş aman Allahım ortalık yıkılıyor. Aslında adamın girişinde problem yok, problem bizim fakültenin yeni yetme-ikon can öğrencilerinde. Read the rest of this entry »

Tags: , , ,

Evet yine güzel organizasyonun heyecanını yaşıyoruz. Bu kez heyecanımız daha büyük, çünkü heyecanımızı paylaşan gönülden gönüllüler şuan 15 farklı şehirde “Kitap Okumak ve Okutmak” için var güçleri ile çalışıyorlar. Evet “Kitap Okuma Günleri” bu kez; 2 ülke, 15 farklı şehir ve yüzlerce katılımcı ile aynı anda, farklı mekânlarda gerçekleşecek.

Sadece bir şehirde başlayan, birincisine sadece bir kişinin katıldığı Kitap Okuma Günleri 64. Etkinliğini gerçekleştiriyor. Kim yapıyor bu organizasyonu; tabi ki 3 yıldır samimiyetle, istikrarlı bir şekilde çalışan Düşün Taşın Derneği ve onun Türkiye’nin dört bir tarafına yayılmış Gönülden Gönüllüleri.

Bu pazar bir başka olacak Türkiye sınırlarını aşarak kitlesel bir harekete dönüşen Kitap Okuma Günleri, 64. ekinliği ile 11 Aralık 2011 Pazar günü Türkiye’de 14 farklı şehirde ve Amerika’da Washington DC’de Beyaz Saray’ın önünde yapılacak.

Biz İstanbul Düşün Taşın olarak 64. Kitap Okuma Günlerinde İstanbul Aydın Üniversitesi Florya Yerleşkesi Kütüphanesinde olacağız.

İstanbul ile aynı anda; Antalya, İzmir, Afyon, Isparta, Giresun, Çorum, Sakarya, Bolu, Konya, Karabük, Erzincan, Çanakkale, Düzce ve Amerika’da Washington DC’de Kitabın gönüllü mahkumları buluşacaklar.

Detaylı Bilgi İçin: http://www.dusuntasin.net/

http://www.facebook.com/dusuntasin

Tags: , , ,

Admin on Aralık 8th, 2011

Bu gün Sabancı Vakfı’nın davetlisi olarak Düşün Taşın Derneği’mizi temsilen Sabancı Vakfı Filantropi Seminerleri kapsamında “Nesilden Nesile Hayırseverlik” konulu seminere katıldım.

Türkiye’nin en büyük aile şirketi olan Sabancı Holding, aile şirketleri içinde de “Hayırseverliği” kurdukları vakıf ile de geçmişten geleceğe taşıyor. Sabancı Vakfı, gerçekleştirmiş oldukları organizasyonlar ile de “Sivil Toplum Örgütlerine” desteklerini hiç esirgemiyorlar. Bu doğrultuda Sabancı Center’da Hacı Ömer Sabancı Salonunda gerçekleştirilen “Nesilden Nesile Hayırseverlik” semineri gerçekleştirildi.

Seminerde Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu ve Amerika’dan Rockefeller ailesinin hayırseverlik mirasını nesilden nesile taşıyan, David Rockefeller’ın kızı Dr. Peggy Dulany ve torunu Michael Quattrone vardı.

Seminer Güler Sabancı’nın samimi açılış konuşması ile başladı. Güler Sabancı hayırseverlik anlayışının değiştiğini söyleyerek şunları ifade etti; Read the rest of this entry »

Tags: , , , , ,

Admin on Ekim 26th, 2011

Yaklaşık 10 yıl önce Türkiye’nin gündemine gelen ve 10 yıldır üzerinde tartışılan bir program Medya Okur Yazarlığı. Bu eğitim programının üzerinde son 5 yıldır çok daha fazla duruluyor. Bu kadar üzerinde tartışılıyor olması aslında çözüme yakın olunduğunun da göstergesi. Medya Okur Yazarlığının eğitim müfredatına konulması ve okullarda ders olarak verilmesi için son yıllarda farklı çalışmalar yapılmakta.

Bu kapsamda Üniversitelerin iletişim fakültelerine formasyon eğitimi verilerek Medya Okur Yazarlığı eğitiminin iletişim fakültelerinden mezun olmuş formasyonunu tamamlamış donanımlı kişilerce verilmesi düşünülüyor. Düşünülüyor diyorum henüz bu konuda bir karar alınmış değil ve iletişim fakülteleride bu alan ile ilgili henüz mezun vermiş de değil. Çünkü ilk mezunları biz olacağız:)

Konumuza dönecek olursak, Medya Okur Yazarlığının en çok tartışıldığı günümüzde bu alana ilişkin bilgimizin olması için RTÜK tarafından bir sayfa oluşturuldu. Bende bir Medya Okur Yazarlığı formasyon eğitimini almış bir iletişim fakültesi öğrencisi olduğum için bu alanla ilgili bir paylaşımda bulunmak istedim.

Gel Gelelim Medya Okur Yazarlığı  Nedir?

Medya okuryazarlığı terimi İngilizce “media literacy” sözcüğünden dilimize çevrilmiştir. Bu kavram, yazılı ve yazılı olmayan, büyük çeşitlilik gösteren formatlardaki mesajlara ulaşma, bunları çözümleme, değerlendirme ve iletme yeteneği olarak tanımlanmaktadır. Tanımdan da anlaşılabileceği gibi medya okuryazarlığı birden çok fonksiyonu içermektedir.

Medya okuryazarlığına bu açıdan bakıldığında kavramın; bir yandan medya oluşturarak iletme, diğer yandan da iletilen medya unsurlarını alırken çözümleyebilme becerisini içerdiği görülmektedir. Read the rest of this entry »

Tags: , , , , ,

Admin on Ekim 19th, 2011

“Karanlığa Küfretmektense Bir Mumda Sen Yak”

Bu söz ile başlamak istedim, klasik ve yine herkesin kullandığı bir sözdür paylaşacaklarımı özetler nitelikte.

Herkesin dert yandığı, bahaneler ürettiği, suçu hep başkalarının üzerine attığı, bireyselde sürekli hayıflandığı, yeri geldiğinde küfrettiği bir mesele kitap okuma, kitap okutma yada kitap okumaya dair bir bilinç oluşturma. Kimilerine göre de sistemin, gelişen teknolojinin suçu; insanların var oluş nedenlerinden olan okuyamama.

Peki herkesin birbirinin üzerine attığı hayıflandığı küfrettiği bu kitap okumama-okuyamama nasıl çözüme ulaşır. Bunu yönetimsel bazdaki yada eğitimin temelindeki problemlere değinip çözüm önerisi sunmayacağım tabi ki. Bu şimdilik benim işim değil.

Ben burada ilk olarak kendi adlarına farkındalık oluşturmak için yola çıkmış ve bu farkındalığı daha sonra kendini keşfetme serüvenine dönüştürerek devam ettirmiş olan bir grup kitap okuma ve okutma adına gönülden gönüllü gencin yaptığı çalışmadan bahsedeceğim.

Bu blogta aslında sık sık bahsettim bu yapılan okuma-okutma gönüllüğünden. Bu paylaşımımı diğerlerinden farklı kılan ise bu okuma-okutma gönüllülüğünün tüm Türkiye’yi kapsayacak şekilde bir harekete dönüşüyor olması.

Yukarıda bahsettiğim tüm o serzenişlere hayıflanmalara bir alternatif olur mu bilemiyorum. Aslında bu işe ilk gönül verenlerde gerçekleşen farkındalık, değişim ve dönüşüm bir nebze olsun bunun olabileceğini göstermiş. Göstermiş ki bu gönüllülük bir harekete dönüşüyor.

Bir il ile başlayan Okumayan Kalmasın Projesi kapsamındaki Kitap Okuma Günleri şimdi 9 il’de yapılıyor. Bu il sayıları her 15 günde bir artarak da devam ediyor. 3. Yılını dolduran Kitap Okuma Günleri 61. Kitap Okuma Günleri etkinliğini 9 İl’de birden gerçekleştirdi. Bu illerden biride Bolu. Read the rest of this entry »

Tags: , , , ,

Admin on Ekim 10th, 2011

DüşünME ve Hayatı Farklı Kılacak Fikirler ile TaşınMA Platformu

Düşünmenin ve düşüncenizi ifade edememenin dayanılmaz hafifliğini yaşayan birçok insanının olduğuna inanıyorum. Çünkü günümüzde insanlar sadece genel geçer olan ve başkaları tarafından oluşturulan sanal gündemleri tartışmaktan kendi gündemlerini düşünmeye ve tartışmaya zaman bulamıyorlar. Buda insanları kendilerini düşünmek ve sorgulamaktan uzaklaştırıyor. Bu kanıya nereden vardım diye soracak olursanız şunu söyleyebilirim, “Medyaya bak bunu görebilirsin”. Peki böyle bir durumda nasıl davranmalı? Bunu bende bilmiyorum ama öğrenmeye en azından kendi adıma farkındalık oluşturmaya çalışıyorum. Gelelim bu farkında olma ve bu farkındalığı birçok insana fark ettirme çabamıza.

DüşünME TaşınMA Toplantıları; Düşün Taşın Derneği’nin Düşünen ve Taşınan gençlerin bir araya gelerek birbirleri ile tartışmalarını, fikir alışverişinde bulunmalarını, kendilerini keşfetme yolunda farkındalık oluşturmalarını ve tüm bunları yaparken de birbirlerini dinlemelerini sağlayan bir düşünce paylaşım platformu. Biraz uzun oldu ama bunu en kısa şekli ile böyle açıklayabilirim sanırım.

Günümüzde özellikle metropolde yaşayan gençler büyük bir koşuşturma ve günde birkaç parçaya bölünerek iş yapma durumunda kalıyorlar. Bu durum gençlerin ne kendilerini sorgulamalarını sağlıyor nede çevrelerinde olup bitene karşı bir düşünme, fikir beyan etme imkânını veriyor. Bu büyük koşuşturmaca içerisinde zaman çok hızlı bir şekilde akıyor. Read the rest of this entry »

Tags: , , , , ,

Admin on Eylül 30th, 2011

Farkında Olan Bir Gençlik Hareketi

Bir şeyler yapmak bir şeylerin farkında olmak insana inanılmaz bir özgüven ve düşünce ufku kazandırıyor. Bunu rahatlıkla söylüyor olabilmemin nedeni bir şeyler yapıyor ve bu yaptığımız güzel şeyleri paylaşıyor olmamızdandır. Özellikle benim kuşağımda yer alan genç arkadaşlarımın bu düşünce ufku doğrultusunda bir şeyler yapıyor olması beni inanılmaz mutlu ediyor. Zaten en büyük hazda yaptığın güzel şeylerin paylaşılıyor olması değil midir? Bu doğrultuda bir paylaşımda bulunmak istiyorum…

Kendimi hep emektarı olarak konumlandırdığım ve burada birçok kez paylaşımda bulduğum Düşün Taşın Derneğimiz ve onun bir birinden güzel farkındalık projeleri bizlerin çok güzel kazanımlar elde etmesine vesile oldu. Yeni sezona başladığımız şu günlerde artık Düşün Taşın çok daha güçlü ve Kurum kültürünü içinde oluşturmuş bir Sivil Toplum Kuruluşu.

Düşün Taşın Derneği beklide, Sivil Toplum Kuruluşları arasında Kurum Kültürüne ve Kurumsal bir yapıya sahip tek dernek. Bunu kesin olarak söyleyemeyiz ama biz kendimizi öyle görüyoruz. Çünkü Derneğimizin yaş aralığı 17 ile 30 arası. Hatta üyelerimizin %70’i 18 ile 23 yaş arası.

Gelelim asıl konuya, Düşün Taşın kurulduğu andan itibaren kendince bir kurumsala ve kurum kültürüne sahip bir oluşumdu. Fakat bu profesyonelce hazırlanmış bir kurumsal değil daha çok deneyimleyerek oluşturulmuş bir kurumsallık söz konusuydu. Bu gün geldiğimiz noktada ise Düşün Taşın Kurum Kültürünü oturtmuş, Kurumsal bir yapılanması olan, herkesin görev ve sorumluluklarının olduğu, tüm Yönetimsel birimlerinin aktif olduğu profesyonel bir yapı içerisinde. Read the rest of this entry »

Tags: , , , ,

Admin on Ağustos 31st, 2011

Facebook Gazeteciliği

İletişim teknolojilerinin hızla geliştiği günümüzde, habercilik ve gazetecilik anlayışı da aynı oranda gelişme gösterdi. Gelişim ile birlikte gelen değişim iletişim gibi bir çok argümanı içende barındıran bir alanda olduğu içinde bunun farklı yapılanmaları ortaya çıktı. Son yılların en çok rağbet gören iletişim ve paylaşım portalı facebook da ortaya koyduğu yeniliklerle bu gelişim ve değişime en büyük katkıyı sağlıyor.

Facebook ile birlikte gazetecilik ve habercilik anlayışında da önemli değişiklikler meydana geldi. Artık herkesin elinde birer cep telefonu ve fotoğraf makinesi var. Durum böyle olunca bireysel gazetecilik ve vatandaş gazeteciliği daha bir aktif olmaya, önem kazanmaya başladı.

Tüm bu yeni gelişmeler ışığında Facebook da gazeteciler için bulunmaz fırsatlar sunuyor. Facebook; Lokasyon, eğitim yeri, işvereni, ilgi alanları gibi türlü başlıklarda herkesle haberleşme imkânı sunuyor. Facebook kullanıcılarına haberleşme ve gazetecilik konularında yardımcı olmak için “Facebook, Journalist Pages” yapısını da hayata geçirdi.

Facebook’un hazırladığı yeni bir araştırma da, kendi markalarını oluşturmak, içerik geliştirmek isteyen gazetecilere yerinde öğütler veriyor. Facebook’un gazeteci program yöneticisi Vadim Lavrusik ve veri analisti Betsy Cameron, gazetecilerin Facebook kullanma rehberini hazırlamış. En iyi uygulamalar, en iyi Facebook kullanma yöntemleri burada yer alıyor.

Bu yazının devamını kariyer ve tecrübe paylaşım portalı olan www.kariyeratölyesi.com sitesinden okuyabilirsiniz…

http://www.kariyeratolyesi.com/sosyal-medya-ve-facebook-gazeteciligi

İyi okumalar…

Tags: , , ,