Önce Okuma Sonra Yazma mı? Yoksa?

Blog Çağı Bir Kitap Analizi

Kullandığın mekanizmanın kitabını okumak durumu ile elime aldığım bir kitap Blog Çağı. Yaklaşık 2 yıl önce başlamıştım blog yazmaya ya da karalamaya. Tabi bu yazama karalama durumu kendiliğinden olmuş bir durum değil. İçinde bulunduğum ortamın ve bizleri sürekli yeni şeylerle destekleyen bir büyüğümüzün tavsiyesi üzerine karalamaya başlamıştım.

Bana blog yazma fikrini ve düşüncesini veren kurum Düşün Taşın Derneği bu fikrin sahibi ise Derneğin Kurucu Başkanı Selim Çavuş’tu. Aslında kendisi blog yazmaya 2004 yılında başlamış ve bunun önemini çok daha önceleri kavramış bir kişiydi. Onunla geç tanıştığımız için bu durumdan da geç haberimiz olmuştu. Bizde geç olsun da güç olması prensibi ile bu işe başladık.

Gelelim asıl konuya, blog yazma fikrini benimseyip karalamaya başladığım ilk zamanlarda haliyle ne yazacağım, neleri yazacağım, yazabilecek miyim ya da yazdıklarım hadi yanlış olursa gibi düşünceler beni epey endişelendirmişti. Endişelenmekte de haklıydım çünkü yazdığım bir yazı internet denen mekanizma ile sınırsız bir evren içinde herkesin belirli programlar kullanarak ulaşabileceği bir ortamdaydı. Bir nevi yazdıklarımız kamuoyu ile paylaşılıyordu. Bu hem iyi bir şeydi hem de riskli. Bütün bunların endişesi içinde ilk önceleri etliye sütlüye karışmadan kendime yönelik yazılar yazmaya başlamıştım. Bu benim için o zaman doğru bir başlangıçtı. Gerçi şimdide değişen pek bir şey yok ama belki ilk zamanlardaki karalamalara nazaran belki şimdiki karalamalar daha özel benim için.

Gelelim asıl konuya demiştim paragrafın başında ama bir türlü gelememişim:). Blog yazma fikri ile başlayan yazma serüveni yaklaşık 2 yıldır iyi kötü gidiyor. Şimdi bu yazıyı yazmak istememdeki asıl amaç ise “Blog Yazmaya” dair okuduğum bir kitap. Kitabın adı, “Sanal Ortam Günlükleri İle Blog Çağı”. Kitap 2006 basım yani benim blog yazmaya başladığım tarihten çok önce yazılmış bir kitap. Ben yinede yaptığın işin bir okumasını yapma adına bu kitabı alıp okudum.

Gelelim Kitabımızın İçeriğine

Kitap ince fakat etkili denebilecek bir yapıda. Ya da ben ilk kez bu alanda bir okuma yaptığım için bana öyle gelmiş de olabilir. Kitabın adı BLOG ÇAĞI olunca içeriği de buna paralel olarak bu işin ilk evrelerinden, günümüze kadar ki dönüşümüne ve geleceğine dair birçok değerlendirmeyi içeriyor. Bu değerlendirmeler içerisinde benim en çok üzerinde durduğum günümüzde bu işin nasıl algılandığı ve nasıl algılanması gerektiğine dair değerlendirmelerdi. Bende bir blogger aday adayı olarak bunu merak ettiğim için bu bölümleri özellikle altını çizerek okudum.

Kitabın içeriğine bakacak olursak, kitap dört bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Pazarlamanın Dünü ve Bugününe dair paylaşımlar var. İkinci bölümde Bloğun Doğuşu ile Değişen Pazarlama. Üçüncü bölümde, Kurumsal Bloglar. Benim şuan yaptığım çalışmalar doğrultusunda en çok dikkatimi çeken bölüm burası olmuştu. Kurumsal bloglar geleceğin işletme anlayışında önemli bir yer tutacağı için bu bölüm özellikle dikkatimi çekti. Son bölümde ise “Blogcunun Klavuzu” adlı blogcuların uyması gereken kurallar, iyi bir blog tutmanın altın kuraları gibi paylaşımlar yer alıyordu.

Tüm bunların ışığında yaptığımız işlerin önceden ya da sonradan mutlaka ön okumalarını yapmamız gerektiği kanaatine vardım. Bir işi öğrendiğimiz şekilde güzel yapabiliriz fakat tecrübelerden yararlanarak onu daha mükemmel hale getirebiliriz.

Blog Çağı kitabı ince olmasına rağmen benim için küçük ama nemli bilgiler paylaştı. Bu yüzden bu alanda ön okuma yapmak isteyen arkadaşlara tavsiye ederim.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir