Röportaj Teknikleri ve Uygulamaları Konuları…

Röportaj Teknikleri ve Uygulamaları Konu başlıları ve muhtemel soruları…

Röportaj teknikleri ve uygulamaları dersinin final sınav konuları ve çıkması muhtemel soruları. Genel olarak konular iki bölümden oluşmakta birincisi; söyleşi türleri ve röportaj, ikincisi; Bulvar Gazeteciliği. Tüm arkadaşlara sınavda başarılar…

Söyleşi Türleri:

  • Yüz yüze söyleşi
  • Basın odası söyleşisi
  • Telefon söyleşisi
  • İnternet söyleşisi
  • Sokak söyleşisi
  • Sempozyum veya basın toplantısı söyleşisi.

İçerik Olarak Söyleşi Türleri:

  • Konuya odaklı söyleşi
  • Kişiye odaklı söyleşi

Röportaj:

  • Haber röportajları.
  • Araştırma röportajları.
  • Biografi röportajları.
  • Tarihi röportajlar.
  • İlginç(özel) röportajlar.
  • Macera veya kişisel öykü röportajları.

Bulvar Gazeteciliği

“Yayın müdürlerinin dediği herşey”den, “gazetelerde yayınlanan herşey”e ve “yarının tarihi”nden, “acele kaleme alınmış edebiyat”a kadar, haberin yüzlerce tanımı vardır.

Haber bir olay değildir; olduktan sonra algılanabilen bir olgudur. Olayla özdeş değil, fakat olayın esas çerçevesi içinde tekrar kurulabilmesi hedefidir.

Haber; insanları ilgilendirecek zamanlı olan bir fikrin, olayın veya sorunun özetidir. Gazete’nin temel işlevi haber vermektir” ve “Gazeteyi oluşturan asıl malzeme, haberdir” ilkesi, “Bulvar Gazeteciliği”nde de değişmemiştir.

Ancak, “Bulvar Gazeteciliği”nin kendine özgü ve farklı bir “haber” anlayışı vardır. Bu anlayışın temeli, “renkli”liğe dayanır. Yani, “Bulvar Gazeteleri”ndeki haberler, genellikle rutin, tekdüze, fazla ayrıntılı, abartılı ve duygusuz olmamalıdır.

Bulvar Gazeteciliği’nin Kuralları

“Bulvar Gazeteciliği”nde de haberin doğru, taze, ilgi çekici ve renkli olması gibi dört ana kural geçerlidir.

• Haberin doğru olması birinci kuraldır. Bunun için, önce haber kaynağının güvenilirliğine bakılmalı ve buna göre, değişik haber kaynakları karşılaştırılarak denetleme yapılmalıdır. “Bulvar Gazeteleri” genellikle sansasyonel haber verme eğilimindedirler. Fakat “sansasyon”, göreli bir kavramdır ve kimine göre sansasyonel olan bir haber, kimine göre değildir.

Aslında her haber, bir ölçüde sansasyoneldir. “Bulvar Gazeteleri”, bu sansasyonel unsurları ön plâna çıkarmakta, hatta çok basit gibi görünen bir haberi şaşırtıcı, kışkırtıcı ve renkli bir başlıkla sansasyonel yapmaktadırlar. Bir haberin sansasyonel olması, onun doğru olmadığını kesinlikle göstermez.

• İkinci kural, haberin taze olmasıdır. Eskiden olduğu gibi haberlerde “dün” ve “bugün” kelimeleri artık hiç kullanılmamaktadır. Çünkü haberler, artık günlük ve saatlik olmuştur. Haber, en taze olduğu anda yakalanmalı ve tazeliğini kaybetmeyecek bir hızla okuyucuya ulaştırılmalıdır.

• Üçüncü kural, haberin ilginç olmasıdır. Ancak, insanların ilgisini çeken konular, zamana, coğrafyaya ve cinsiyete göre değişiklik göstermektedir.

İnsanların ilgisini çekme yönünden eski anlayış şekli, haberlerin renkli ve düz haberler şeklinde ikiye ayrılmasıydı. Renkli haberlerde en çok kullanılan, hayâl gücüne göre olayların kaleme alınması ve insanın bol bol ağlaması olgusuydu.

Zaten o günkü anlayışa göre, insanın ilgisini çekmek denilince, akla hep kan, para ve barut gelirdi. Düz haberlerde ise aranılan, birdenbire ortaya çıkan haberlerin, objektif olarak, muhabirin kimliği gizlenerek kaleme alınmasıydı.

Günümüzde ise, insanların ilgisini çeken haberler oldukça artmış ve çeşitlenmiştir. Bunda yeni olguların ve kavramların toplum yaşamına girmesinin de rolü vardır. İnsanlar artık borsa, para, banka, eğitim, sağlık, yerleşim, çevre, otomobil, bilim, bilgisayar, radyo-televizyon programları, spor ve sanat hareketlerine ilişkin haberlere yoğun ilgi göstermektedirler.

• Dördüncü ve “Bulvar Gazeteciliği” için çok önemli kural ise, “haberin renkli olması”dır.Buna “magazin üslûbuyla haberin câzip hale getirilmesi ve renklendirilmesi” de denir.

“Bulvar Gazeteciliği”nde asıl yapılan, düz, monoton ve basit bir haberin akıcı, renkli ve canlı bir üslûpla yazılarak okuyucuya sunulmasıdır.

Bir haberin her zaman renkli bir olaya dayanması şart değildir. Çok basit ve önemsiz gibi görünen bir haber, o haberi yakalayan muhabirin gözlemi ve yazanın renklendirilmesiyle, okuyucunun ilgisini çekecek bir haber haline getirilebilir. Haberin renkli olması için, başlığının ve fotoğraflarının da renkli olması gerekir.

Renkli haberler, edebî bir havaya sokulmadan, basit, fakat duygulu ve etkileyici bir dille yazılmalı, okuyucunun ilgisini ve dikkatini dağıtmamak için habere gereksiz unsurlar ve ayrıntılar katılmamalı, okuyucunun hiçbir noktasını kaçırmaması için hızlı, akıcı ve kısa olmalıdır.

“Gazeteciliğin Dili” Ne Olmalı?

Philippe Gaillardo, “Gazetecilik” adlı kitabında, gazetecilik dilinin “basit, somut ve canlı” olması gerektiğini belirtmekte ve bu üç kuralı şöyle anlatmaktadır:

“Basitlik, gazetecilik dilinin egemen unsurudur. Bütün yazılar en düşük kültür seviyesine sahip olan okurun anlayabileceği şekilde kaleme alınmak zorundadır.

Gazete, eğitim seviyesi ortalama seviyenin üzerinde bir okur kitlesine yönelik bile olsa, gazetenin dinlenme zamanında okunduğu, okurdan yazıyı anlamak için ayrıca çaba harcamasının istenmeyeceği hiç gözden kaçırılmamalıdır. Basitlik, hiç kuşkusuz başarılması en zor olan niteliktir ve kişisel bir deney sorunudur. Bu konuda çok fazla bir şey söylenemez.

Basitlik herşeyden önce, seçilen sözcüklerle ilgilidir. Az kullanılan sözcüklerden olabildiğince kaçınmak gerekir. Bunlardan bir veya birkaçının kullanılması gerektiğinde, bunları tanımlamak ve yinelemek gerekir. Bu sözcükleri hiç tanımayan veya az tanıyan okur, bunları farklı cümleler içinde okursa, daha iyi anlayacaktır.

Aynı şekilde dilbilgisi açısından da basitlik gereklidir; okur, cümle içinde cümle aramak zorunda kalmamalıdır.

Son olarak, cümlelerin kısalığı, anlamayı kolaylaştırıcı önemli bir yardımcıdır. Bir gazeteci, her zaman üç kısa cümleyi, iki yan, bağımlı cümle taşıyan bir temel cümleye yeğler. Bazıları bir metnin anlaşılırlık derecesinin kullanılan sözcüklerin kısa veya uzun olmasına da bağlı olduğunu söyler.

En küçük bir lafebeliği izi, okurun ilgisini dağıtacak, olayların içine sokmak istediğimiz okuru, tersine olaydan uzaklaştıracaktır.

Her cümle, neredeyse her sözcük, haberin bir unsurunu, azami bilgiyi taşımalıdır. Basitlik ve açıklık, doğal olarak dile bir ölçüde canlılık katar. Ama bu kadarı yetersizdir. Yazının canlı olabilmesi için, okurun ilgisini çekebilmek için başka yöntemlere başvurmak gerekir.

Şimdiki zamanda yazmak, ara cümleler kullanmak, araya alıntılar sokmak, görsel malzeme ve karşılaştırmaları kullanmak gibi. Bunlar sonuçlardan emin olabileceğimiz yöntemlerdir; ama bunların uygulanmasında aşırıya kaçmanın gülünç sonuçlar doğurabileceğini de unutmamak gerekir.”

Haber, Kitleleri İlgilendirmeli

Haber, kişilerden çok, genellikle gruplarla ve kitlelerle ilgili olmalı; kitlesel bir haber, gerekirse bir sahneye sığdırılabilmeli, bir haberde sadece bir olay, bir grup veya bir kitle yer almalıdır.

Renkli haber verecek muhabir, iyi bir gözlemci, uyanık ve açıkgöz olmak zorundadır. Hiç akla gelmeyecek mekânlardan, çok renkli haber çıkarabilen muhabirler vardır.

Unutulmamalıdır ki, esas mesele haberin yapısından çok, onun kaleme alınış şeklindedir. işte bu yüzden, aynı şeyi anlatmakla birlikte, bir muhabirin haberi renklidir, bir başka muhabirin haberi renksizdir.”

“Bulvar Gazeteleri”nde haberlerin tümünün magazin gazetelerindeki gibi renkli olduğu söylenemez. Zaten böyle bir kural da yoktur. Fakat renkli haberler, düz haberlere oranla daima fazladır.

Renkli haberin temeli, bir olayın ve bir gerçeğin basit olarak anlatılmasıdır. Bu nedenle, “Bulvar Gazeteleri”ndeki renkli haberlerde muhabirin hayâl gücü vaya yargısı değil, ancak kişisel gözlemleri yer alabilir. Renklendirme uğruna haber saptırılamaz, abartılamaz ve fazla kışkırtıcı olamaz.

Renkli haber yazarı, haberciliğin temel ilkeleri ve gereklerine uymak zorundadır. Kesinlik, açıklık, doğruluk, okunabilirlik, sadelik, zevkli bir ifadeye devamlı olarak uyar. Ancak bu şekilde kendi fikirlerini de ifade etme fırsatını bulur. Üzerinde duracağı önemli nokta ise, haberlerini yazarken, kendisini hiçbir zaman olaya kaptırmamasıdır. Bu şekilde, yazdıklarıyla olaya karşı da tepki göstermiş olur.

“Renkli Haber”in Evrimi

Günümüzde renkli haberin tekniği ve sunumunda önemli değişiklikler olmuştur. Radyo ve televizyonlar genellikle tüm haberleri kısa sürede ve yalın olarak aktardıkları için, “haberin öteki yüzü” veya “perde arkası” gazeteler için daha önemli unsurlar haline gelmiş, buna paralel olarak, renkli haberin, yazım tekniğiyle birlikte içeriği de değişmiştir.

Artık sözkonusu olan, düşünülenin yazılması değil, okurun bilincinde olduğu veya olmadığı ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Gazeteci, okurunu ilgilendiren haberleri, gerekli açıklamaları ile birlikte vermeye, aynı zamanda onu rahatlatmayı unutmadan, eğitimini sürdürmesine yardımcı olmaya çalışır.

Daha alçakgönüllü olmayı gerektiren ve daha çok titizlik ve çabayı gerektiren, düşünceleri yayma özgürlüğünü dışlamayan, onunla bütünleşerek ona eklenen bir ideale gider: Eksiksiz ve doğru haber.

1963’te, Başkan Kennedy’in öldürülmesi olayında bütün dünya, radyo aracılığıyla hemen bilgilendirildi. Televizyon da, birçok Avrupa ülkesinde, o anda günün haberlerinin yayınlanmakta olmasından yararlanarak, biraz da şans eseri, Başkan Kennedy’nin ölümünü aynı hızla duyurabildi.

Ama buna benzer durumlarda televizyon kendine özgü olanaklarla değil, ancak radyo gibi çalışabilir. Böylece ertesi sabah, halkın büyük çoğunluğu Birleşik Devletler Başkanı’nın öldürüldüğünü biliyordu. Buna karşın, yine de halk, gazete bayilerine saldırdı.

Okuyucu, içgüdüsel olarak radyo ve televizyonun vermediğini arıyordu günlük gazetelerde. Ek ayrıntılar, tarihsel bir bakış, açıklama veya en azından bu alt-üst edici, sırlara gömülü olayı açıklama çabaları ve aynı zamanda da doğrulama ihtiyacını gidermek. Gazete, mesajını okurlarına kendi seçtiği yer, an ve ritmde iletir. Radyo ve televizyonun yaptığı gibi, kendi seçimini okura dayatmaz.

Okur, gazetede yer almayan haberleri bulamaz, ama gazetedeki haberlerin içinden kendisini ilgilendirmeyenleri okumayabilir. Kimse, bir gazeteyi birinci satırından son satırına kadar okumaz. Yani çağdaş haber alma araçları arasında basının rolü ikilidir.

Günlük okur, her zaman bir önceki televizyon haberlerini izleyemez veya radyo yayınlarını dinleyemez ve dünyada “ne olup bittiğini” gazetesinden öğrenebileceğini düşünür. Daha sonra ise basın, televizyonun veya radyonun daha önce yayınladığı haberi alır, onu açıklar ve tamamlar.

Televizyonun ilgisini üzerine çektiği olayları “işler”. Bunları her çeşit belge ile, resmî yazılar ve düzenlemeler, demeçlerin tam metinleri, tablolar, haritalar, özel makaleler vb. ve fotoğraflarla besler. Bu belgelerin yayınlanmasının bir başka üstünlüğü de, kesilip saklanabilir olmalarıdır ve bunlar çok sayıda arşivin temelini oluştururlar.

“Bulvar Gazeteciliği”nde Çeşitlilik

“Bulvar Gazeteleri”nde araştırmaya dayanan haberler de önemli bir yer tutar. Gizli kapaklı kalmış olaylar, büyük yolsuzluklar birer skandal boyutunda verilir.

Magazin gazeteciliğine yönelişi hızlandıran gazeteci Joseph Pulitzer, aynı zamanda araştırıcı haber verme yönünden gazetecinin önemli rolü olduğunu, olması gerektiğini gündeme getirmiştir. Sistematik olarak kötülüklere karşı çıkmış, bunları su yüzüne çıkarabilmek için çeşitli yollar denemiştir.

Bunlar arasında, muhabirin araştırıcı rolü yanında, olaylara tanıklık etmesini, söyleşi yapmasını zorunlu tutması yer almaktadır. Koyduğu “Pulitzer Ödülleri” ile de ABD’de pek çok araştırıcı haber verme örneklerinin ortaya çıkmasını sağlamıştır.

“Bulvar Gazeteciliği”nde haberin renkliliği kadar çeşitliliği de önemlidir. Siyasal, sosyal ve ekonomik haberler, dış haberler, polis-adliye haberleri, magazin haberleri, spor haberleri, sinema tiyatro, televizyon haberleri ve programları, çevre, sağlık ve eğitime ilişkin haberler, aile hayatı, bilim ve otomobil dünyası, hayvanlarla ilgili haberler sayfalara renkli-fotoğraflı ve ölçülü-dengeli şekilde dağıtılmalıdır. Gazeteler, okuyucuları, çok farklı ilgi merkezlerine bağlamak amacıyla, bütün alanlarda, işlenen konuların sayısını arttırma eğilimindedirler.

Sonuçta metinler, görsel unsurlarla birleşmektedirler. Metinler, çok özel ve tamamlayıcı (olguların, saptamaların, yorumların… sunumu) yazılar ile fotoğraf, grafik, karikatür, yazı içi resimler… vb.’yi birleştiren bir gelişmenin bütünleyici parçalarıdır. Okunacak ilgi çekici konular olmadan popüler gazete (halk gazetesi veya bulvar gazetesi) olmaz.

Popüler basın, her zaman gazetesini değiştirmeye, bir başka haber ya da sayfaya geçmeye hazır olan okuyucunun sürekli ilgisini çekmeyi hedefleyen bir mizansen ile okumayı kolaylaştırmak zorundadır. Basit bir maket, basit konular, bol görüntü, farklı ve kısa haberler, somut ve uyarıcı yazılar etrafından oluşmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir